Translate

30 Eylül 2016 Cuma

Çocukça

Mutlu olmanın şifresi çocuk kalabilmektir. Çocukça… hür ve şen.
Çocukluk bir insanın hayatındaki en önemli dönemdir. Şu an sahip olduğumuz çoğu karakteristik özelliğimiz bu dönemde oluşmuştur çünkü. bizi biz yapan çocukluğumuzdur.
Çocuklar bu dünyaya ilk geldiklerinde oyun hamuru gibidirler. El değmemiş,saf ve lekesiz. Onlara şekil veren de bizleriz. İyi veya kötü yönde onlar bizim eserlerimiz. Sözün özü kötü çocuk yoktur, kötü ebeveyn vardır.
Her zaman çocukları farklı bir canlı türü gibi görmüşümdür. Süper insanlar gibi.sanki farklı bir gezegenden gelmişler. Sonsuz bir hayal gücü, yüksek öğrenme kabiliyeti, merak duygusu, içgüdü, sınırsız sevgi ve daha nice -yetişkinlerin unuttuğu- özelliklerle donatılmışlardır. Aslında dünyaya gelen bütün insanlar zamanında “süper insanlar”dı. Ancak sonradan bozuldular. Büyüdükçe , çocukluklarını unuttular. Artık hiçbir yetişkin nasıl çocuk olunacağını bilmiyor. Doğal olarak çocuk yetiştirmeyi de.
Bu eşsiz dönem geçtikten sonra yerini yavaş yavaş yetişkinliğe bırakıyor. Bu geçiş dönemine de biz “ergenlik” diyoruz. Er geç kapsüllerinden çıkan bu zavallı canlılar ne yazık ki gerçek dünyaya kolay kolay alışamıyor. Kendi dünyalarının gerçeğiyle uyuşmadığını görmek aldıkları ilk darbe oluyor tabii. Onları mazur görün. zamanla gerçek dünyaya adapte olan bu canlıların artık yetişkin olma vakti gelip çatıyor. Yetişkin olmayı yanlış anlayan ebeveynler doğal olarak bu gençlere de yanlış öğretiyorlar. “artık koca adam/kız oldun.” Diyerek içlerinde kalan bir parça çocukluğu da bastırıyorlar. Ve bu talihsiz gençler de yetişkinliği ciddi olmak veya para kazanmak için çalışmak sanıyorlar. Çocukça davranmak bir aşağılama  olarak kullanılıyor.   Onlar çocuklarına, çocukları da kendi çocuklarına yetişkinliği işte böyle yanlış öğretiyor.  Belki de bu zinciri kırma vakti gelmiştir artık.
Bunu en iyi “küçük prens” kitabı anlatır, okuyanlar bilir. Daha küçücük çocukların hayal dünyası yetişkinlerce baltalanır “yapma”,”etme”,”şımarma” … çünkü gerçek dünya onları beklemektedir ve orada çocukluğa yer yoktur(!). pastel boyaları bir kenara bırakıp nasıl fatura ödeneceğini öğrenmeleri gerekiyordur. Pastel boyalarla faturalar yan yana duramaz.
Hayat zordur. Eğlenmeye vakit bulamazsınız çünkü para kazanmak için çalışıp duruyorsunuzdur. Çocuğunuza vakit ayıramıyorsunuzdur çünkü faturaları ödemeniz gerekmektedir. Bizi buna sistem iter. Ve bu zor şartlarla baş etmenin tek yolu içinizdeki çocuğu öldürmemektir. Yine para kazanın, yine fatura ödeyin ama bir çocuk size oyuncak bir fincan verince o hayali çaydan da bir yudum alın. Çocuk kalmak kötü bir şey değildir ki. Bazen size hayat veren o içinizdeki çocuktur. bu yüzden ona iyi davranın.
Çocuklar özeldir. Size verilmiş birer emanettir. Hayal güçlerini baltalamak yerine onları geliştirmelerine izin verin. Bırakın çocukluklarını doyasıya yaşasınlar. Sorularına sabırla cevap verin, onlarla oyunlar oynayın, vakit geçirin. Çocuklarla çocuklaşın ve bundan korkmayın. Çünkü bir çocuktan neler öğreneceğinizi asla bilemezsiniz.
Yazımın sonuna geldim artık. Umarım düşüncelerimi doğru aktarabilmişimdir. Hep çocuk kalabilmeniz dileğiyle…
Çocuklar galaksi gibidirler. Onları bir kutuya kapatamazsınız. Bırakın boşlukta yayılsınlar.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder