Translate

3 Ağustos 2017 Perşembe

Matematiğin Felsefesi

İlkokulda klasik toplama, çıkarma işlemlerini aşıp daha karmaşık konulara geçtiğimiz ilk günlerde kendime şunu sordum “Bunları hayatımın neresinde kullanacağım? Bunlar benim ne işime yarayacak?” Her öğrenci bu soruyu kedine sormuştur. Tamam, belki toplama çıkarma gündelik hayatımda işe yarayabilirdi ancak bir trigonometriyi veya karmaşık sayıları iş mülakatında sormaları çok düşük bir ihtimal. Eğer karşımdaki bir psikopat değil ise… zaten, genellikle bu tür zor konular özel alanlarda kullanılır. Örneğin: mimarlık, mühendislik, program yazıcılığı gibi. İşte bu yüzden matematiğin evrendeki yerini çok geç kavrayabildim. Lise son sınıfta… Tabii bunda matematikle aramın ilkokuldan beri bozuk olmasının payı olabilir çünkü hiçbir zaman matematiğe kafam basmadı. Ta ki on ikinci sınıfa geldiğimde evrenin bile bir denklemden meydana geldiğini öğreninceye kadar. Bu benim matematiğe olan bakışımı tamamen değiştirdi. Evren koca bir denklemden ibaretti ve her şeyin kendi içinde sistematik birer denklemi vardı. Matematik hayatla iç içeydi yani. Hayata en yakın olan da sanırım: Limit.
Limitin temel  mantığını şu şekilde örneklendirebiliriz: bir karınca hayal edin bu karınca bizim belirlediğimiz iki metrelik bir yol üzerinde yürüsün ve sürekli yolun yarısını kat etsin. Yani önce yolun yarısı olan bir metreyi sonra kalan yolun yani bir metrenin yarısını alarak gitsin. Karınca bunu her yaptığında aslında yolun sonuna hiç ulaşamaz çünkü metreler santimetreye santimetrelerde mikrometrelere dönüşür. Karınca sona uzaklaştıkça aslında ondan uzaklaşır. En sonunda karınca ile yolun sonu arasında 0,0000000000… lık bir mesafe kalır. Yani sonsuz. Biliyorum şimdi bu size mantıksız geliyor olabilir. Sonuçta gerçek hayatta karınca yolu tamamlar ama matematiksel olarak bu hiçbir zaman gerçekleşmez. Daha kolay bir örnek vermek istersek 0 ile 1 rakamlarını düşünelim. bu iki rakam arasında sonsuz sayı vardır. İşte hayat bu…
Hayatı hayat yapan seçimlerimizdir. Gün içinde bile sonsuz tane seçim yapıyoruz. Sabah uyandığımızda yataktan kalkıp kalmamak bizim seçimimiz, sabah kahvaltıda ne yiyeceğimiz bizim seçimimiz ve bunun gibi sonsuz tane seçim… Her biri hayatımızı şekillendiren seçimler. Ne kadar küçük görülseler de her biri çok değerli. Aralarında bir tanesi bile değişse dünyanın seyrini değiştirecek kadar da önemli. Dünya bu küçük seçimlerin ihtimaller boyutunda bir araya gelmesiyle oluşuyor. İşte dünya 0 ile 1 arasında duracak kadar küçük artık. Bu, iki sayı arasındaki sonsuzluk, sınır içindeki sınırsızlık. Dünya da bundan ibaret. Gözümüzde büyüttüğümüz her şey, bu kadar küçük seçimlerden oluşuyor anlayacağınız. Şu an yapacağımız büyük küçük tüm seçimler de geleceği şekillendirecek. Zaten bizi korkutan da bu değil mi? Ufacık bir seçimin dünyamızı değiştirmesi…
Değişimden korkmamalı insan, aksine onu kucaklamalı. Çünkü sürekli bir değişim içindeyiz zaten. Bir dakika sonraki siz, siz değilsiniz mesela. Bulunduğunuz ortam, dünyanın konumu… onlar bile aynı değil artık. Değişim ne kadar ürkütücü görünse de sizi siz yapar. Fikirlerinizi ,hayatınızı değiştirir. Sizi ileriye doğru götürür. Sona geldiğinizde ve geriye baktığınızda hayatınızın bu seçimlerden oluşan değişimlere borçlu olduğunu göreceksiniz.
Sonuçlar ne olursa olsun seçimler sizi geliştirecek ve daha güçlü kılacak. Seçimlerinizden pişman olmamanız dileğiyle…
Hayatımız yaptığımız tercihlerin toplamıdır.
                                                                            -Anonim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder