Translate

19 Ağustos 2016 Cuma

Saat




Geçenlerde evrene sorduğum soruların cevabı için küçük bir ipucu buldum veya  tüm cevapları kaplayan fazla geniş bir cevap. İpin ucunu nereye çekerseniz yani. Artık ne diyeceğiniz , nasıl yorumlayacağınız size kalmış. Ben sadece kendi bakış açımla anlatacağım.
Bundan birkaç gün önce gece saat üç sularıydı. Tatilden ötürü zaman algım tamamen kaydığı için uyku düzenim fazlasıyla bozuk. Evdeki herkes derin bir uykudaydı,ben hariç. Kardeşimle paylaştığım odada yatağın için öylece yatmış uykumun gelmesini bekliyordum. Odamızın kapısı açıktı ve koridordaki monolog saatin tiktakları duyuluyordu. Normalde de kulaklarım iyi duyduğu için sanki saat kafamın içinde gibiydi. Hatta bir ara gaipten duyduğumu bile düşündüm. O sırada saatten başka bir yer odaklandığımda tiktakları duymadığımı fark ettim. Dikkatimi saate verdiğim de ise onu tekrar duyabiliyordum.( elbette bunun psikolojide bir açıklaması vardır ama benim ilgilendiğim bu değildi…bu seferlik.). birden aklıma bunun bir mesaj olabileceği geldi, belki küçük bir ipucu… veya ben her şeyin altından bir anlam çıkarmaya çalıştım. Bunu gerçekten bilmiyorum. Tek bildiğim bana ilham verdiği. Saati duymak istediğimde duyabiliyordum ancak istemediğimde saat susuyordu. Yani bu benim isteğime bağlıydı (bunun da kesin felsefede de bir açıklaması vardır). Bu edindiğim tecrübeyi gerçek hayata da uygulamaya çalıştım. Ve bir şey buldum…
İnsanoğlu yaratılıştan itibaren bir sürü soru sormuş ve soruların cevabını bulmaya çalışmıştır. Felsefeciler uzun yıllar bu sorulara kafa patlatmış ve kendilerince cevaplar bulmuşlardır. İyi ki de yapmışlar… ben de bir felsefeci olmasam da kendi cevabımı buldum :
Eğer cevabı bulmak isterseniz can-ı gönülden dinleyin. O size gelecektir. Bu kadar basit mi yani? Kesinlikle… çoğu insan soru sorar ancak gerçekten cevabı bulmak istemez. Çünkü kulakları çok uzun süredir bir şey duymaz haldedir. Kendi kulaklarını kendileri kapatmıştır. Sorsanız , elbette cevapları bulmak istediklerini söylerler ama gerçekte öyle olmadığını onlarda bilirler. Bunun nedeni kişiden kişiye değişir. Allah’ a şükür bununda bir çözümü var;parmakları kulaktan çekmek. Açın kulaklarınızı ve dinleyin. Cevapları dinleyin. Kendinize şunu sorun: “ cevabı bulmayı gerçekten istiyor muyum?”… cevaptan emin değilseniz sormaya devam edin. Ta ki ellerinizi kulaklarınızdan çekene kadar…
Bu yazıyı da güzel bir alıntıyla bitirmek istiyorum:
"Dileyin, size verilecektir; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır." (Matta7:7)

Tüm sorularınızın cevap bulması dileğiyle….

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder