Geçenlerde evrene sorduğum soruların cevabı için küçük bir
ipucu buldum veya tüm cevapları kaplayan
fazla geniş bir cevap. İpin ucunu nereye çekerseniz yani. Artık ne diyeceğiniz
, nasıl yorumlayacağınız size kalmış. Ben sadece kendi bakış açımla
anlatacağım.
Bundan birkaç gün önce gece saat üç sularıydı. Tatilden ötürü
zaman algım tamamen kaydığı için uyku düzenim fazlasıyla bozuk. Evdeki herkes derin
bir uykudaydı,ben hariç. Kardeşimle paylaştığım odada yatağın için öylece
yatmış uykumun gelmesini bekliyordum. Odamızın kapısı açıktı ve koridordaki monolog
saatin tiktakları duyuluyordu. Normalde de kulaklarım iyi duyduğu için sanki
saat kafamın içinde gibiydi. Hatta bir ara gaipten duyduğumu bile düşündüm. O sırada
saatten başka bir yer odaklandığımda tiktakları duymadığımı fark ettim. Dikkatimi
saate verdiğim de ise onu tekrar duyabiliyordum.( elbette bunun psikolojide bir
açıklaması vardır ama benim ilgilendiğim bu değildi…bu seferlik.). birden
aklıma bunun bir mesaj olabileceği geldi, belki küçük bir ipucu… veya ben her
şeyin altından bir anlam çıkarmaya çalıştım. Bunu gerçekten bilmiyorum. Tek bildiğim
bana ilham verdiği. Saati duymak istediğimde duyabiliyordum ancak istemediğimde
saat susuyordu. Yani bu benim isteğime bağlıydı (bunun da kesin felsefede de
bir açıklaması vardır). Bu edindiğim tecrübeyi gerçek hayata da uygulamaya
çalıştım. Ve bir şey buldum…
İnsanoğlu yaratılıştan itibaren bir sürü soru sormuş ve
soruların cevabını bulmaya çalışmıştır. Felsefeciler uzun yıllar bu sorulara
kafa patlatmış ve kendilerince cevaplar bulmuşlardır. İyi ki de yapmışlar… ben
de bir felsefeci olmasam da kendi cevabımı buldum :
Eğer cevabı bulmak isterseniz can-ı gönülden dinleyin. O size
gelecektir. Bu kadar basit mi yani? Kesinlikle… çoğu insan soru sorar ancak
gerçekten cevabı bulmak istemez. Çünkü kulakları çok uzun süredir bir şey
duymaz haldedir. Kendi kulaklarını kendileri kapatmıştır. Sorsanız , elbette
cevapları bulmak istediklerini söylerler ama gerçekte öyle olmadığını onlarda
bilirler. Bunun nedeni kişiden kişiye değişir. Allah’ a şükür bununda bir
çözümü var;parmakları kulaktan çekmek. Açın kulaklarınızı ve dinleyin. Cevapları
dinleyin. Kendinize şunu sorun: “ cevabı bulmayı gerçekten istiyor muyum?”…
cevaptan emin değilseniz sormaya devam edin. Ta ki ellerinizi kulaklarınızdan
çekene kadar…
Bu yazıyı da güzel bir alıntıyla bitirmek istiyorum:
"Dileyin, size verilecektir; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır." (Matta7:7)
Tüm sorularınızın cevap bulması dileğiyle….
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder